Hakimler birliği, Tempe’deki duruşmayı aksatan Konstantopoulou’nun davranışını kınadı
Yunanistan’daki hakimler ve savcılar birliği Cuma günü, Tempe tren kazasıyla ilgili yüksek profilli bir davanın askıya alınmasına ve yeniden başlatılmasına yol açan mahkeme salonundaki tartışmanın ardından avukat ve siyasetçi Zoe Konstantopoulou’nun davranışını kınadı.
Dernek yaptığı açıklamada, Larissa Sulh Ceza Mahkemesi’ndeki başkanlık eden hakime karşı sergilediği davranışı “yargı süreçleri için emsalsiz” olarak nitelendirdi ve adaletin işleyişini baltaladığını belirtti.
Bu açıklamalar, 28 Şubat 2023’te 57 kişinin ölümüne yol açan tren kazasıyla ilgili kayıp güvenlik kamerası görüntülerine ilişkin davada, başkanlık eden hakimin kendisini davadan çekme kararı almasının ardından, daha önceki 19 oturumun geçersiz sayılmasından bir gün sonra geldi.
Dernek, Perşembe günü yaşanan olayın “zaten taşan bir bardağa düşen bir damla daha” olduğunu belirterek, tekrarlanan çatışmaların gerçeğin ortaya çıkarılması çabalarını engellediği konusunda uyardı. Durumun, yargı süreçlerini açıkça engelleyen “günlük bir arena” haline geldiğini de ekledi.
Mahkeme kayıtlarına göre, Konstantopoulou’nun, mağdur ailelerini temsil eden bir grup avukatla birlikte, duruşma sırasında kısa bir süreliğine kürsüden ayrılan hakimi adliye binası boyunca takip etmesiyle gerilim doruk noktasına ulaştı. Avukatlar, hakimin yokluğunun nedenini açıklamasını istedi, tarafsızlığını sorguladı ve suçlamalarda bulundu.
Hakim daha sonra, usule ilişkin bir talep üzerine delil deposuna erişmek için gerekli anahtarları almak üzere dışarı çıktığını söyledi. Geri döndüğünde, tekrarlanan hakaretler ve söz kesmelerinden sonra davadan çekileceğini açıkladı. Yargı kurulu daha sonra bu kararı onayladı.
Dernek, bu tür davranışların adalet sisteminin kendisini baltalama riski taşıdığı konusunda uyararak, “sınır tanımayan bireylerin küstahlığına” dayanan prosedürlerin tehlikeye gireceğini belirtti.
Açıklamada ayrıca, hakimlerin yanı sıra diğer avukatların da yargılama sırasında uygunsuz davranış olarak nitelendirilen eylemlere katılmayı reddettikleri gerekçesiyle hedef alındığı belirtildi.
Dernek, hukuk camiasından birleşik bir yanıt çağrısında bulunarak, yetkililerin derhal harekete geçmesi gerektiğini vurguladı ve yargı sürecinin bütünlüğünü korumak için her düzeyde sorumluluk üstlenilmesi gerektiğini belirtti.
Larissa mahkemesi, duruşma kesintiye uğramadan önce yalnızca üç tanığın ifadesini dinlemişti.
