Türkiye, İran sonrası dönemde Ege ve Kıbrıs’a yönelme uyarısında bulundu
Üst düzey Türk yetkililer, İran’la yaşanan çatışma sona erdikten sonra Ankara’nın tüm diplomatik ve askeri dikkatini Ege Denizi ve Kıbrıs’a çevireceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Daha açık ifadeyle, üst düzey bir Türk diplomat Kathimerini’ye verdiği demeçte, Yunanistan’ın Karpathos ve Evros bölgesine yakın zamanda konuşlandırdığı Patriot füze sistemleri ve Limnos’taki kalıcı savaş uçağı varlığının, Ankara’nın ele almayı amaçladığı temel konular arasında olduğunu söyledi. Diplomat, Türkiye’nin çatışma öncesi statükoya geri dönülmesini talep edeceğini ve “olmuş bitmiş durumları kabul etmeyeceğini” belirtti.
Diplomat Kathimerini’ye verdiği demeçte, “Savaş ve İran müzakerelerindeki gelişmeler sona erer ermez, savunma ve dışişleri bakanlıklarımızın tüm dikkati Doğu Akdeniz ve Ege’ye çevrilecek” dedi ve adalar ile Kıbrıs’taki son gelişmelerin “dikkatlice inceleneceğini ve geri çevrilmesinin isteneceği” uyarısında bulundu.
Türkiye’nin iktidardaki AKP partisinin üst düzey bir yetkilisi daha da ileri giderek, adadaki “dayanılmaz” İsrail ve Fransız askeri varlığını gerekçe göstererek, “bölgedeki bir sonraki çatışmanın Kıbrıs’ta olabileceğini” öne sürdü.
İsrail’in hava ve deniz çatışmalarında avantajlı olduğuna inanarak çatışmayı oraya kaydırmaya çalıştığını iddia etti.
Başka bir diplomat, Rum kesiminin birleşme görüşmeleri için yeni bir fırsatı değerlendirememesi durumunda Ankara ve Kıbrıs Türk lideri Tufan Erhurman’ın Kuzey Kıbrıs’ı Türkiye’nin “82. şehri” yapmayı düşünebileceği ihtimalini gündeme getirdi. Türkiye bu adımı 1983’te kasıtlı olarak atmıştı, ancak yetkililer değişen koşullar göz önüne alındığında bunun göz ardı edilemeyeceğini öne sürüyor.
Hükümete yakın Türk medyası, Kıbrıs’ı “ileri düzey bir askeri üs” olarak nitelendirerek, Fransız savunma anlaşmalarını, İsrail hava savunma sistemlerini ve İngiliz üs faaliyetlerini Türk çıkarlarına karşı koordineli bir jeopolitik yığılmanın kanıtı olarak gösterdi.
